KALPTEN DİMAĞA

27 OCAK 2011

Metinlerdeki konuşmaların içine girip konuşmak, düşüncelere  sokulup fikrimi belirtmek, tasvirlere  tasvir eklemek, hayallere hayallerimle karşılık vermek istedim. Okuduğum her metin beni daha bir hırslandırdı. Tanımam gereken ne kadar çok mübarek zat, alim, tarihçi, felsefeci, ressam, edebiyatçı, şair ve tarihi kahraman  varmış meğer. Ya o hayatlar, geçmişte yaşananlar ?  “Ejderha ve Kelebek” ile başladım. “Tek Kelimelik Sözlük”  ile devam ettim. Beğendiğim paragrafları  çiçeklerle  süsledim, karşıma daha çok beğendiklerim çıktı, onları da lale ile bezedim. Bir gece yarısı uykum kaçtı, açık zihnim, seccadem, kahvem, gelin gibi süslü sıklamenim, tek tek açılışına  şahit olduğum orkidelerim  ve sessizliğim. Okuduğum metinler daha anlamlı geldi, girdim o saatte kitabın içine, vardım anneannemin köyüne, yaşadım çocukluğumu yeniden. Silkelendim çıktım, köşelerini  kıvırdım. İsimleri geçen kişileri merak edip yanlarına soru işaretleri koydum, haklarında bilgi topladım. Çıktısını alıp kestiğim bilgileri, ilgili sayfalara ayraç yaptım. Okudum, okutturdum. Ama tamamlayamadım. O kadar çoklar ki. Tanıdıklarımla daha anlamlandı metinler. Bu kitaplar bir sözlük değil sanki, onlarca ciltlik ansiklopedi. Düşündüm, sordum kendime “Böyle bir kitap yazmak kolay mı?”  Ne kadar araştırmak, ne kadar bilmek, bilgilenmek gerekir diye. Bu nasıl bir birikim hafsalam almadı. Lûtfen cevap verin bize.

Sorguladım; aşk, derinlik, dost, ıstırap, ölüm, nefes, imtihan, sabır, tevazu, yalan, vefa, özgürlük  kelimelerini yeniden. Kamus, meşin kaplı sözlük ? Neden bu kadar çok karşıma çıktı ? Hayal ettim yoksa elinizde  kabartmalı siyah rumi desenli, mavisi  solmuş ciltli, içi nefti yeşil üzerine sarı renk  ebru kaplı, sayfaları sararmış bir tane var mı diye. Ya göz, göz neyi ifade ediyor ? Sık,sık…

Okudum, okudum, okudukça kayboldum, ”Terinğ” lere indim. Bana dediniz ki; “Derin olmak kolay değil. Kolay değil tonlarca yükü taşımak. Kim derinleşebilir yalnız kalmada! Fakat dibe doğru yol almak yetmez yalnız. Derinlik, enginliği ve genişliği de ister. Karanlıktır ufuksuz derinlik. Derin görünmek kolay. Kapışılıyor tiyatroda derinlik rolü. Suflöre gerek yok. Kaşının birini alnına kaldırıp diğerini çenene sarkıtırsan Piso gibi, Cicero gibi sana da derin diyebilir gülümseyerek.” Fakat bu kadar derinken nasıl mümkün olabiliyor  mütevazı görünmek ?

Şimdiki zamandan hooop geçmiş zamana. Daha alışamadan geçmişe, tekrar şimdiki zamana. Yoruldum, uyumalıyım. Beden  bozulursa ;denge bozulur, ruh bozulurmuş. Denge bozulursa nefs…  Koyacağım kitaplarımı kamigamo dolaplarıma. Tek tek okuyacağım kalbim sıcak, dimağım serinken.

 

Posted in Genel, Sumeyra2z. Tags: . Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>