DİKİŞ MAKİNASI

DİKİŞ MAKİNASI

Feri sönmüş ampulun ışığında küçücük bir oda. Makina başında dikişini bitirmeye uğraşan kadın; ayaklarıyla demir pedalı, bir eliyle kolu idare ederken, diğer eliyle de kumaşı iğnenin altına veriyordu. Gözleri kan çanağına dönmüş, parmaklarının ağrısı dayanılmaz olmuştu. Usulca kalkıp, harı geçmiş sobanın üstündeki çaydanlıktan bardağına ıhlamur doldurdu. Boruda asılı çamaşırların kuruyanlarını katlayıp masanın başına geçti.

Meyva kabukları yığılı tabak, bobin, masura ve renkli ibrişimler, sabun parçasıyla işaretlenmiş kumaşlar, büyük makas, iğne kutusu, rakamları silinmiş mezura üzerinde göz gezdirip, ılık bardağından bir yudum aldı.

Ağrıyan bacaklarını sıvazlayarak tekrar dikişin başına oturdu. Siyah üzerine altınlı desenler çizilmiş”Singer” yazısında elini gezdirdi. İpin gerginliğini kontrol edip, çevirdi kolu. Kırmızı makara sarmaya, zikzaklar çizilmeye, kumaş şekillenmeye devam etti. Pedalı iterken, ritmik ses değişince, ahşap cepten aldığı uzun ağızlı yağdanlıkla demir tekeri ve gövdedeki delikleri yağladı. Gıdasını alan makina, tıkırtıların seyrine kapılarak yeniden coşmaya başlamıştı. Sarhoş kocasının yumruklarıyla sarsılan kapı, ahenkli nağmelerin heyecanını bir anda kesiverdi. İğnenin altına giren parmağından fışkıran kan, hare hare kumaşa yayılıyordu…

About sare

Üstadım Ali Ural 'Edebiyat kuma kabul etmez 'dese de;resim, hat, edebiyat üçgeninin ortasında kaldım...
Posted in Sare. Tags: . Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>